HANTA VİRÜSÜ
Hanta virüsünün rezervi ve kaynağı farelerdir. Bu virüs farelerin hastalanmasına ya da ölmesine sebep olmuyor. İdrar ve dışkı ile dışarı saçılıyor. İnsanlara da ağız yolu ve ciltteki açık yaralar aracılığı ile bulaşıyor.
İnsandan insana bulaşmayan bir enfeksiyon türü olup, ülkemizde tedavisi yapılabilmektedir. Bu virüs insanlarda hastalıklara yol açıyor. Kırım Kongo gibi, Grip gibi bir virüs olup temel özelliği farelerde bulunuyor.
Hanta virüsünün belirtileri diğer enfeksiyonların belirtilerinden farksızdır. Hanta virüsünün insana bulaştıktan sonra 1 ile 3 hafta arasında kuluçka dönemi vardır. Hanta virüsünün kuluçka dönemi sonunda vücutta yüksek ateş, üşüme, kusma, bulantı, adale ağrısı ve baş ağrısı gibi şikâyetlerin bir ya da daha fazlasına neden olduğu ve yine bu şikâyetler sonucunda trombosit değerlerinde düşme görüldüğü bilinmektedir. Hanta virüsünün insanı etkilemesi yine insanın bağışıklık sistemiyle çok yakından alakalı. Güçlü bağışıklık sistemine sahip bir insan çok sessiz sedasız bir enfeksiyonla hanta virüsünü yenebiliyor.
Hanta virüsünden korunma yöntemlerinin başında besinlerin çok çok iyi yıkanıp ortamın çamaşır suyu gibi dezenfektan etkisi olan materyaller ile temizlenmesi gerekmektedir. Bizim ülkemiz dışında Kore’de, Çin’de, Rusya, Bosna Hersek, İsveç, Danimarka ve batı Avrupa’ya kadar olan ülkelerde bu enfeksiyon kaynağı hanta virüsü yıllardır var. Bilimsel araştırmalardan biliyoruz ki, günlük aktivelerle, sarılmakla, yemek yemekle, sohbet etmekle hanta virüsü bulaşmıyor. Kan ve idrar gibi çıkartıldığında temas riski varsa önlem almak gerekiyor.